📖 Bu Kitaptan Alıntılar
181 alıntı❤️
“Anıtkabir… zamanın ve doğanın diş geçiremediği tek yapı.”
10
❤️
“Atatürk… O, medeniyetin sütunları birer birer devrilirken gökyüzünü tek başına omuzlayan; zamanın, ölümün ve unutuşun yanına yaklaşmaya bile cesaret edemediği çelikten bir iradeydi.”
12
❤️
“İstanbul, kıyameti bir çığlık gibi; Ankara ise ölüm fermanını imzaladıktan sonra kalemini masaya bırakan bir yargıcın buz gibi sessizliğiyle karşılamıştı.”
10
❤️
Kimse kendi payına düşen karanlığı ödemeden yoluna devam edemezdi...
13
❤️
Yüklerinden arınmayan, dağı aşamaz.
15
❤️
Kimse kendi payına düşen karanlığı ödemeden yoluna devam edemezdi...
15
❤️
Kusursuz bir unutmuş mu, yoksa acı veren bir hatıra mı? İnsan kalabilmek için hangisini seçerdiniz?
14
❤️
İnsan ismine mi benzer, yoksa isminin zıddına mı dönüşür?
16
❤️
Kusursuzluk, nabzın durduğu andır çünkü kainatta kaosa direnen tek mutlak nizam mezarlıktır.
18
❤️
Yüzünün yerindeki kazınmış boşluk, namludan çıkan mermiden daha vahşidir. mermi seni öldürür, o fotoğraf ise hiç doğmamış kılar.
13
❤️
Doğa merhamet etmez... Senin medeniyetin, onun dişleri arasında çürüyen paslı bir kemikten ibarettir.
11
❤️
Her şey ne kadar da ani olmuştu. Bir nefeslik süre....
12
❤️
Yüzlerindeki gülümseme, yıllar sonraki bu pas ve çamur dünyasında bir hakaret gibi duruyordu.
11
❤️
Gökyüzüne, uçan araçların süzüldüğü parlak, temiz bir geleceğe bakıyorlardı.
13
❤️
Ölmek kolay, asıl zor olan yaşamak...
12
❤️
Çünkü sen,
Yokluğunla bile
Karanlığı ikiye bölen
En ince ışıktın...
Yokluğunla bile
Karanlığı ikiye bölen
En ince ışıktın...
15
❤️
Ve eğer bir yıldız yeniden yanarsa
O Yıldız gökten düşmüş Bir ışık değil
Bir kalbin
Karanlığa rağmen
Sönmemeye verdiği yemindir.
O Yıldız gökten düşmüş Bir ışık değil
Bir kalbin
Karanlığa rağmen
Sönmemeye verdiği yemindir.
11
❤️
Her duvar, yüzünü hatırlamak istemeyen bir hafıza gibi.
13
❤️
Şimdi yürüdüğüm her sokak, adını bilmeyen bir harabe...
11